17 Şubat 2015 Salı

Psikoloji: Çocuk Yetiştirirken..

Özgecan Aslan'ın vahşi bir şekilde hayatını kaybetmesinin ardından birçok kişi fikirlerini dile getirdi, erkek şiddetini lanetledi. Bu konuda yapılabilecekleri düşündü ve herkes bir şeyler üretmeye çalıştı. 

Bununla ilgili olarak geçen gün Facebook'ta bir okul öncesi paylaşım sayfasında "sözde" ebeveynleri çocuk yetiştirme konusunda bilinçlendirmeye çalışan bir yazıya rastladım. Okuduğum anda "acaba doğru sayfada mıyım?" diye sordum kendi kendime. Yazılanlar çocuk psikolojisiyle alakasız, ebeveynleri çocuk yetiştirme konusunda yanlış bilgilendirecek bilgiler içermekteydi. Özellikle iki maddesi kesinlikle yanlıştı. Bu sebeple o sayfaya bir uyarı mesajı gönderdim. Şimdi sizinle o sayfada görmüş olduğum yazıyı paylaşacağım.


6. ve 8. maddeler açıkça kadın - erkek eşitsizliğine çanak tutmaktadır. 10 yaş bir çocuk için oyun yaşıdır, mutfak işlerine dahil edilmesi söz konusu bile olamaz. Ev içerisinde iş bölümü ve görev paylaşımı yapılabilir ama bu sadece çocuğun sorumluluk bilincinin geliştirilmesi ve yardımlaşmayı öğrenmesi için yapılabilir. Ayrıca mutfak işleri sadece kadınların görev alanı içerisinde değildir. Her insan yemek yiyorsa eğer yemek yapmayı da, bir evde yaşıyorsa ev için gerekenleri yerine getirmeyi bilmelidir. Ayrıca çocuğa ahlak ve iffet dersi verilemez, çocuk zaten anne ve babayı model alarak büyümektedir. Bu sebeple hal, tavır ve davranışlarınıza dikkat etmeniz çocuğun bu gelişimi açısından yeterli olacaktır.

Bu tarz paylaşımlar yaparken doğru düşünüp, çocuk yetiştirirken "gerçekten" uygulanması gereken, çocuğa doğru yaklaşımlar yayınlanırsa ve "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan" bireyler "yalan yanlış" fikirlerini ortaya koymazlarsa gelecek nesillerin gelişimlerini sağlıklı bir biçimde tamamlayacaklarını düşünmekteyim.

Çocuklarınızı yetiştirirken neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğretin! Kadın-erkek eşitsizliğine çanak tutan davranışlardan kaçının!

Psk. Sezin ÇELİKKANAT

Moda: Black is Black!


<<New Black>>

SEZİNCE
Siyah, renklerin sultanı.. 

SEZİNCE
Özellikle bu sezon simsiyah giyinmek hem formal hem casual giyimde öncelikli tercih olacak. 

SEZİNCE
Siyahın asi görünümü onun cazibesini arttırırken sade görünümü de puanını 10 kat arttırıyor.

SEZİNCE
Siyah gecelerin asil rengi olarak biliniyor. Ama artık günün her vaktini siyah giyerek günü şıklıkla tamamlayabilirsiniz. 

SEZİNCE
Peki simsiyah giyindiğinizde sadeliği şıklığa taşıyan ayrıntı nedir sizce? Elbette takı ve aksesuarlar! Özellikle son 2 yıldır altın renkli takılar siyah giyimle birlikte kullanılmakta.

SEZİNCE
Siyah gömleklerin degajelerini kullandığınız aksesuarlar yardımıyla farklı bir görünüme taşıyabilirsiniz.

SEZİNCE
Bu sezon özellikle crop top üstler ve deri taytlar ön planda. Crop top kazaklarınızı gömleklerinizle kombinlemekten çekinmeyin. Deri taytlar ve deri görünümlü pantolonlar bu sezonun kilit parçaları. 

SEZİNCE
Onları ofis ortamında stilettolarla, sokak stilinde ise vesta veya tango botlarla kombinlemenizi öneririm. 

SEZİNCE
Ayrıca deri çizmelerin modası asla geçmez. 

SEZİN ÇELİKKANAT

Kışın soğuklarından korunmak için uzun paltolarınızdan vazgeçmeyin. 

SEZİNCE
Bu sezon mesaj içerikli berelerden almadıysanız bu trendin gerisindesiniz demektir! 

SEZİNCE
Havaların ısınmasıyla birlikte siyah deri ceketlerin önlenemez yükselişine tanıklık edeceğiz. 

SEZİNCE
SEZİNCE

Ayrıca bahar aylarında uzun gömleklerin elbise olarak giyilmeye başlanacağını da şimdiden belirtmekte fayda var.. 

SEZİN ÇELİKKANAT
Şimdi kendi tarzınızı yaratma zamanı!

SEZİNCE
**

27 Ocak 2015 Salı

Moda: Winter Chick


Sezince
Kış mevsimi bahar sıcaklığında devam ederken "winter chick" style'ımızda bazı değişiklikler yapmamız gerekiyor.. Öncelikle kışın asi yüzünü yumuşatmanın en şık yolu doğru aksesuar kullanımından geçiyor. Haydi hanımlar deri ceketler giyilsin üstlere.. Renk tercihimiz bordo veya siyahtan yana olacak!

Sezin Çelikkanat
Aksesuarlara gelirsek, bu senenin yükselen yıldızı "Fedora hat" oluyor. Fötr şapkaların daha hacimli olan bu modelleri gösterişli görünümüyle havanıza hava katıyor.

Sezince
Tango ve Vesta Bot modelleri rahatlıktan ödün vermeyenlerin bir numaralı tercihi oluyor bu sezon. Ama yine de zarafet denildiğinde stilettolar noktayı koyuyor.


Sezince
İşte bu kısımda stilettolara vahşi bir hava katan leopar deseni bize göz kırpıyor.. Leopar desenli stilettolar, clutch ve portföy çantalar sade görünümü feminen hale getirmede kilit parçalar oluyor..


Sezince
Topuklu ayakkabı yerine düz giymeyi tercih edenler için ise leopar desenli slippers önerebilirim..

Sezince
Unutmayın ki önemli olan doğru parçayı doğru yerde kullanarak şık bir kombin oluşturmak!

Sezince
**

9 Aralık 2014 Salı

90larda Aşk Başkadır!

Ben yanlış zamanda dünyaya gelmiş olabilir miyim acaba? 90ları yeniden yaşamak istiyorum. Çocukluğum 90larda geçti ama ben 20li yaşlarımı 90larda yaşamak isterdim… Ah bu 90ların şarkıları yok mu… Beni benden alır, öyle yerlere götürür bırakır ki geri gelemem, gelmek de istemem.

Aslında tam bir 90lar prensesiyim. Sene 1993, ekranlarda Çelik, şarkısını söylüyor “Ateşteyim”. Kıpır kıpır. Sözleri saçma bile olsa beni eline geçirmiş olmalı ki “Çelik benim aşkım” diyerekten o yaşta onun posterini bulup odamın duvarına çerçeveletmiş biriyim ben! Ah o şarkılar benim içime işlemiş sanırım gayet maymun iştahlı, şıpsevdi ruhlu birine yakışan sözleri var şarkının! 1995 yılında babamın onu hiç sevmediği halde benim için acayip kalabalık bir yerde beni omzuna alıp da sırada beklemek suretiyle Çelik’in imza gününe gittiğimiz de olmuştur. Çelik’le birlikte fotoğrafımız bile var! İstediğimi elde edemediğim nerede görülmüş ki benim? Hiç.

1993-1994 yılları arasında babamın yardımlarıyla evde kaset doldurduğum doğrudur! Evet, şarkı söylemeyi seviyordum ama ne yapalım… İlk söylediğim şarkı ise Kenan Doğulu’nun “Yaparım Bilirsin” şarkısıdır. Hani “Engel mi mesafeler aşk yoluna meşk yoluna…” diye başlayan. O zamanlardan bu zamanlara gönderme yaparcasına… Ama ne diyordu şarkıda “Yakarım Roma’yı da yakarım, olurum yine senin olurum” azimli şarkılar seviyormuşum o zamanlarda da, beni iyi ifade ediyormuş sözleri; 90larda yazılmış olan tüm şarkıların sözlerinin saçmalığına gönderme yaparcasına.

1995’te Ege’nin şarkılarını dinler dururdum, çok severdim şarkılarını ama kendisini pek beğenmezdim. Şimdi tekrar dinledim o şarkıları yine aynı şekilde etkiledi beni. Adamın sesi güzelmiş ama tipi de fena değilmiş hani gayet yakışıklı bir adammış. Bu aralar Ege’nin “Sevildiğini Bil Yeter” şarkısına sarmış durumdayım, o zamanlar hiç dikkatimi çekmemiş bir şarkıydı bu. Zaman içerisinde zevklerim de değişmiş bayağı anlaşılan. O zamanlar Ege’nin “Yaz Aşkım” şarkısını dinleyip duygulanırdım hep yarım kalan bir aşktan bahsedildiği için. E bir de o yaşlardayken bile yaz aşkım olmuştu benim (laf aramızda, o gelirdi aklıma!). Zaten ben en çok yaz aşklarını sevmişimdir. Çocuktuk o zamanlar tabi ama yıllar sonra yeniden tanıştım kendisiyle, hatırlamadı beni; zaten çocukken de platonik bir aşktı bendeki (5 yaşındayken ne aşkı ya Allah aşkına!). Kendisine hayatta başarılar dilerim…

Sene 1996, ekranda Kerim Tekin; şarkısı “Cici Baba”… İlk görüşte aşk! Tarifi yok. Öyle büyük bir aşk ki bu; bir gün evde ateşler içerisinde hasta yatıyorum ve hasta ziyaretine gelen büyük teyzem bana Kerim Tekin’in kasedini getiriyor. Kasedi görür görmez elinden alıp walkman’ime takıp dinliyorum, ne ateş kalıyor ne hastalık. Kerim Tekin’imin sesi beni iyileştiriyor… Mekânı cennet olsun. Onu hiç unutmadım, unutamam. Karbeyazdır ölüm, bilirim sevdiğim; sen çok sevdin oraları ve gittin erkenden cennete “Yaz Aşkım” filminde canlandırdığın gibi. 28 Haziran 1998’dir onu kaybettiğimiz gün. Buradan da hatırlatma yapayım.

1997 yılında Ali Güven vurgunu yaşadım ben! O yeşil gözleri ve büyük halka küpeleriyle kalbimi çalmıştı. Hele hele bir keresinde Huysuz Virjin’in programına katılmıştı da Huysuz’un yaptıkları karşısında sus pus oturmuştu, çok üzülmüştüm! Annem dalga geçmişti “bu eziği mi beğendin sen?” diye. (ezik değil o tamam mı?) “Yolcu” ve “Yadigâr” şarkılarını çok severim Ali Güven’in, onun dışında bu aşk uzun ömürlü olmadı…


Bu yazımı 90lara ayırdığım için 2000li sevdalarımdan bahsetmedim görüldüğü üzere… Başkalarında olduğu gibi Tarkan, Kenan Doğulu, Burak Kut gibi klişe isimlerin aşkı olmadı bende, hep kendi tarzımı buldum.  Bir de ben ne zaman kendimi mutsuz hissetsem, havalar soğusa, kış gelse çareyi 90larda buluyorum. Minik Serçe'miz Sezen Aksu, Harun Kolçak ve Bendeniz düetleri, Aşkın Nur Yengi’ler, Taner'in tüm şarkıları, Onur Mete, Gülşen’in “Gel Çarem” halleri benim acımı hafifletir, hem de bana ilham verir. 29 Aralık 1989’dan 1 Ocak 1990 doğumlu olaraktan tam bir 90lar kızıyım anlayacağınız!

**

25 Eylül 2014 Perşembe

Moda: Asi Sonbahar

Eveeeeet, uzun zamandır ara vermiş olduğum moda yazılarına hızlı bir dönüş yapmaya karar verdim. Kısa ve öz konuşacağım ve bu sezonun yükselen yıldızını size sunacağım.


2014 sonbaharının rengi asker yeşili ve toprak tonları olacak. Kamuflaj deseni ve leopar deseni ise şal, çanta ve aksesuarlarda sıklıkla karşımıza çıkacak.


Aman diyeyim leopar deseni ile kamuflaj desenini bir arada kullanarak vahşi doğada kaybolmayasınız! Yoksa ben bile sizi kurtaramam, yılın kezosu olup çıkarsınız.

Havaların soğumasıyla birlikte asker yeşili parkalar da sokaklarda yerini alacak. Şahsen ben, rocker görünümden hoşlandığım için siyah deri ceketinden şaşmayanlardan olacağım. Dilerseniz siz de asi bir görünüm için deri ceketinizle birlikte sezonun hit aksesuarlarını tercih edebilirsiniz.


Spor ayakkabıda supergalar liderliği elden bırakmayacak. Spor ayakkabılarda dolgu topuk modası devam etmekte. Ayrıca sezonun hippiliğine yakışır bir biçimde asker postalları sokak modasının kalbini oluşturacak!
Topuklu ayakkabılarda kalın topuk sezonunu açıyoruz. Dolgu topuklu olanlardan itina ile kaçınınız!


Çantalarda ise gözdemiz sezonun asil rengi taba olacak.


Öpüldünüz!
xoxo

11 Şubat 2014 Salı

Sevişmek Sevmekten Gelir!

Günümüzde insanlar sevgiye, sevilmeye ve aşk temalı görsellere halen bir endişe ile yaklaşıyor, hayret ediyorum. Hatta hayret etmenin de ötesinde sinir oluyorum. Neden mi sinir oluyorum? Çünkü bu dünyada her şeyin çözümü sevgidir. İnsanlık sevgisi ise en başta gelir.


Aşk en temel duygudur benim için. Ben ki çocukluğumdan beri aşk ile büyüyen biriyim. En önemlisi kendime aşk ile bağlıyım. Bunlar en güzel duygular ve en temel gereksinimlerimiz, lütfen bunlardan korkmayın. Sevgi içeren görselleri paylaşın; paylaşın ki içinizdeki sevgi dışınıza taşsın. Görenler de size imrensin ki gözlerindeki nefret perdesi aralanarak sevgiye yer açmaya çalışsınlar. Yazık etmeyin geçen günlerinize. Bu dünyaya bir kez geliyoruz, o halde onu dilediğimizce yaşamak bizim hakkımız!

Çok merak ediyorum “o yasak, bu yasak!” diye yetişen nesillerin ruh sağlığının yerinde olup olmadığını. Çünkü ben sağlıklı nesillerin yasaksız ortamlarda yetişmesi gerektiğini düşünmekteyim. Gel gelelim ülkemiz git gide dibe gidiyor. Her gün ayrı bir yasak, sansür meydana çıkıyor. Bunlar yetmezmiş gibi kadın cinayetleri halen devam ederken meclis köşelerinde kadınlarla ilgili konular hakkında kararlar veriliyor. Size ne kardeşim! Size ne kadın bedeninden, kürtajından... Sex sahneleri yasaklanıyor, evlilik öncesi ilişki ise sanki “7 ölümcül günah”tan biriymiş gibi görülüyor, yazık. Sevişmek, sevmekten gelir; buna inanın!  21.yüzyılda olmamıza rağmen bu çağ dışı yorumlar insanlık ayıbıdır. Her insanın kendi düşüncesi kendinde kalmalı ve kimse kimsenin hakkında söz sahibi olmamalıdır.


Ben buralara nereden mi geldim? Efendim, bendeniz bilindiği üzere Gossip Girl dizisinin büyük hayranlarından biriyim. Dizi karakteri olan Blair bana çok benzediğinden Chuck&Blair aşkını çok sevmekteyim. Bildiğiniz üzere bir nesli peşinden hayli sürüklemiş olan bu dizi 2012’nin Aralık ayında final yaptı. Ama içimizdeki “Chair” aşkı bitmek tükenmek bilmedi. Her neyse.. Ben bu aşkı Facebook sayfama taşımaktan gurur duyuyorum çünkü dediğim gibi aşk ile sevgi ile büyüyen biriyim ben; aşk olmazsa olmazım! Belki de onların aşkıyla besleniyorumdur, kim bilir! Paylaşmış olduğum bu çiftin fotoğrafları “bazı” kişileri rahatsız etmiş efendim, çok “öpüşmeli, sevişmeli” fotoğraflar paylaşıyormuşum, yoksa sessiz sedasız evlenmiş miyim.. Üstelik bu sözleri kendini eğitime adamış kişilerin söylemiş olması beni ayrıca üzdü. Kusura bakmayın, kendinizi gerektiği kadar yetiştirememişsiniz. Ben ister evlenirim, ister sevgilimle birlikte yaşarım; ama size hesap vermem! Üzgünüm ama bu vakitten sonra size saygı duymam biraz gülünç olacaktır. Size “dar pencerenizde at gözlüğünüzle” mutluluklar dilerim!


**

7 Şubat 2014 Cuma

Erkek Modası: Ceket ve Kabanlar

Sezonun öne çıkan “zipper” detayı ceket ve kabanlarda da kendini gösteriyor.


Sokak modasında zirve yapan yandan fermuarlı ceket ve kabanlar görünümüyle cool bir hava katarken içi tiftik detaylı olanlar sizi soğuktan da koruyacak. Soğuk havalarda da şıklığından ödün vermeyen erkekler için ideal olan bu ceketleri kaçırmamanızı öneririm.


Bu sezon ceket ve kabanlarda da ekose desenine sıklıkla rastlayacağız. Geçen sezon hayatımıza giren ve kolej havasının modernizmle bütünleştirilmiş hali çok beğenildi. Bu sebeple sadece gömleklerde değil ceket ve kabanlarda da ekose deseni yerini almış oldu.


Klasik tarzından ödün vermeyen erkeklerin tercihi uzun kaşe kabanlar olurken renk konusunda seçeneklerin arttığı görülüyor. Belden kemerli olan modeller bu kabanlar arasında öne çıkmakta.

Spor giyinmekten vazgeçmeyenler için kapşonlu ve salaş montlar da şık bir alternatif olarak sunuluyor. Bunlar arasında etnik desenli ve renkli olanlar benim favorilerim arasında!


Şubat ayı sona erdikten sonra trençkotlar kendini göstermeye başlayacak. Zamansız bir parça olma özelliği gösteren trençkotlar için de geniş renk yelpazesi sunulmakta. Siyahın vazgeçilmez ağırbaşlılığının yanı sıra hardal tonları, bordo ve lacivert gibi renkler de öne çıkacak.


Deri ceketleri de unutmamak gerek. Deri ceketler sokak modasının olmazsa olmazları arasında! Cool erkeklerin asi görünümlerine ayrı bir hava katan deri ceketler herkesin dolabında yerini almalı. Bu sezon yandan fermuarlı modeller zirveye yerleşecek. (Laf aramızda biz kadınların deri ceketlere ayrı bir zaafı var!)



**