istanbul psikolog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul psikolog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2022 Perşembe

Psikoloji: Hareket Zamanı

 

Bazen güncellememiz gerekir kendimizi. Gerek bildiklerimizi gözden geçirerek gerek dış görünüşümüzde hoşumuza gidebilecek ufak değişiklikleri hayatımıza dahil ederek. Daha fazla ertelemeden bir yerden başlamalı ve tutunmalı...

 

Rölantide seyreden bir hayatın dizginlerini elimize alarak kendimize kendi gücümüzü göstermeliyiz. Bazı şeyleri hatırlamamız gerekir çoğu zaman. Araya biraz olsun zaman girdiyse kendi kabuğumuza çekilmeye meyilli oluyoruz genelde. Halbuki mevcut potansiyelimizin ne kadarını kullandığımızdan bile bi’haber yaşıyoruz. Bu farkındalıkla neden şimdi harekete geçmeyelim ki? Adım atmak için en uygun zaman yapmak istediğimiz şeyin aklımıza geldiği zamandır, işte bunu unutmayalım!





Sezin Çelikkanat Mısırlı

Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist

11 Ekim 2022 Salı

Psikoloji: Mevsimsel Depresyon

 

Mevsimsel depresyon diyerek geçmemek gerek.

Özellikle sonbahar ve kış aylarında mutluluk hormonu serotonin düzeyinin düşmesi ve uyku hormonu melatonin seviyesinin olması gerekenden fazla üretilmesi sonucu ortaya çıktığı bilinen mevsimsel depresyon yaşam kalitemizi olumsuz yönde etkiliyor.

İstatistiksel olarak 18-30 yaş arasında ve kadınlarda daha yaygın olduğu biliniyor. Mevsimsel depresyon tedavi edilmediği takdirde majör depresyona dönüşebilme ihtimalini de beraberinde getiriyor.


Bu nedenle kendinizi olumsuz duygular içerisinde hissettiğinizde yaşam kalitenizi yükseltmek için psikoterapi desteği alabilirsiniz.





Sezin Çelikkanat Mısırlı

Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist

Uzun bir aranın ardından...

 

Ne zamandır yazmamıştım böylesine. Vakitsizlikten değil elbette, içimdeki arzuyu ilkel dürtülerimle erteledim defalarca. Sonunda kaçınılmaz olanın başındayım işte. Bu kez de sürekli yazasım, içimi dökesim var bu satırlara, fakat nereden başlayacağımı bilemiyorum nedense.

Uzun süredir aklımın bir köşesinde mevcut olan kitap yazma fikrini hayata geçirmeye karar verdim. Basımı için net bir tarih verememekle birlikte iki ayrı türde kitabı aynı anda yazmaya başlayacağımın bilgisini paylaşabilirim.

Bu yeni dönemde gerçekleştirmeyi planladığım projeler arasında bir dergide yazılarımın yayınlanması ve Youtube kanalımdaki videolarımı biraz daha farklı bir formatta paylaşmak da yer alıyor.

 


Youtube kanalım: sezin celikkanat

Instagram: klinikpsikolog.sezincelikkanat

 

16 Eylül 2020 Çarşamba

Uzm. Kln. Psk. Sezin Çelikkanat Mısırlı - İşkolik Programı

 Business Channel Türk'te

Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Sezin Çelikkanat Mısırlı'nın konuk olduğu 

  • Psikologların meslek hayatında lisans eğitiminin önemi
  • Yüksek lisansın anlamı ve 
  • Psikoterapist olma süreci ile 
  • Pandeminin psikolojik etkilerini konuştuğumuz 

Sema Baysal'ın moderatörlüğünü yaptığı İşkolik adlı program 


Videoya erişim sağlayamayanlar için link: youtu.be/IZF5Am0ypx0

***

-Psikoterapist kime denir, nasıl terapist olunur?
-Bir söz var “gerçek hastalar psikoloğa gitmez, gerçek hastaların hasta ettiği kişiler gider” diye. Siz bu yoruma katılıyor musunuz?
-İyi bir çift ilişkisinde olmazsa olmazlar nelerdir?
-Yaşadıkları ilişkiyle ilgili sıkıntıları olan çiftler genellikle görüşmelere birlikte mi geliyorlar yoksa bireysel görüşmeyi mi tercih ediyorlar?
-Evlilikte ne zaman terapiste gitmek gerekir?
-Bitme noktasına gelmiş bir ilişkide eşlerin terapiye başlaması ilişkiyi kurtarabilir mi?
-Pandemi sürecinin aile yaşantılarına etkisi nasıl oldu?
-Pandemiyle birlikte insan ilişkilerinde düşünsel duygusal ve davranışsal ne gibi değişiklikler oldu?
-Yaş gruplarına göre pandeminin etkileri çeşitlilik gösterdi diyebilir miyiz?
-Kaygı mı takıntıları etkiliyor yoksa takıntılarımız mı kaygımızı tetikliyor?
-Yeni normal olarak adlandırdığımız bu dönemde ağırlıklı olarak online mı yoksa yüz yüze terapiye mi talep oluyor?

***

Sorularınız, önerileriniz ve danışmak istediğiniz konularla ilgili olarak sezin.celikkanat@gmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.


***

27 Ağustos 2020 Perşembe

Mentörlük

 Mentörlük, belirli bir deneyim, bilgi birikimi, beceri veya uzmanlığa sahip bir kişinin, bir başkasının kişisel veya mesleki anlamda gelişimini ele alınan konularla bağlantılı tavsiyeler vererek, yol göstererek ve bilgilendirerek katkıda bulunmasıdır.

Mentörlük bugün ve geleceğe odaklı bir süreçtir. 

Mentör ile mentee arasındaki ilişki, karşılıklı dayanışma ve etkileşime dayanmakta ve bu yönüyle her iki tarafa da fayda sağlamaktadır. Mentörlerin deneyimlerinden yararlanırken daha az hata yapmayı öğrenen menteeler, ne yapmak istediklerine kısa sürede karar verme, kendilerine daha gerçekçi hedefler koyabilme ve isteklerine göre kariyer planlama becerilerini kazanmaktadırlar. Mentörlük çalışmaları menteelere bir nevi yol göstericilik yapmaktadır. Öte yandan menteelere destek verirken iletişim becerilerini geliştiren mentörler de sahip oldukları bilgileri pekiştirme olanağına erişmektedirler.

Koçluk daha çok kişilerin tavır ve tutumları ile ilgilenmektedir. Belirlenen hedeflere ulaşmada doğru adımı, doğru zamanda atmak önemli bir faktördür. Koçlar çalışanları gözlemleyerek neyi nasıl yapmaları gerektiği hususunda danışmanlık yapmakta ve doğru adımın doğru zamanda atılmasını sağlamaktadırlar.

Mentörlük ise kişilerin potansiyellerini ortaya çıkarmayı ve geliştirmeyi hedeflemektedir. Çalışan potansiyeli; doğru donanım, eğitim, motivasyon ve danışmanlık verildiği taktirde kişinin ulaşabileceği en üst düzey kapasite olarak tanımlanabilir. Bu noktada kapasitenin iş odaklı kalmayarak daha geniş bir perspektifte ortaya çıkarılması kişinin kendini entelektüel ve sanatsal becerilerde de geliştirmesi hedeflenmektedir.




Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist

U. Sezin Çelikkanat Mısırlı

3 Nisan 2020 Cuma

Psikoloji: An'da Kalabilme Egzersizi

An’da kalabilmek için 5, 4, 3, 2, 1 taktiği:

  • Etrafınızda gördüğünüz 5 şeyin farkına varın. Bu, salonunuzdaki vazo ya da koltuğunuzdaki battaniye olabilir.
  • Etrafınızda dokunabileceğiniz 4 şeyin farkına varın. Bu, yastığınız, oturduğunuz sandalye ya da kitabınız olabilir.
  • Etrafınızda duyduğunuz 3 şeyin farkına varın. Bu, üst komşunuzun ayak sesleri, camı açtığınızda evinizin içine giren kuş cıvıltıları olabilir.
  • Etrafınızda koklayabileceğiniz 2 şeyin farkına varın. Bunlar parfümünüz ya da sabununuz olabilir.
  • Etrafınızda tadını alabileceğiniz 1 şeyin farkına varın. Örneğin evinizdeki bir meyveyi dikkatinizi sadece ona vererek tadın.
5 duyumuzu harekete geçirerek yapılan bu egzersiz ile an'da kalmak ve geleceğin belirsizliğinin yarattığı kaygı durumundan, geçmişe dair düşüncelere takılıp kalma durumu ve beraberinde getirdiği düşünce obsesyonu ile depresyondan uzaklaşabilmek mümkün olacaktır.
Tüm duyularınızla odağınızı şimdi'ye çevirdiğinizde bakış açınızı da gözden geçirebilmeniz biraz daha objektif bir çerçevede gerçekleşecektir.


U. Sezin Çelikkanat Mısırlı
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist
**

2 Nisan 2020 Perşembe

Psikoloji: Bakış Açısı

Kendinize olan kızgınlıklarınızı, geçmiş ilişkilerinizdeki halen öfke duyduğunuz, affedemediğiniz kişileri; tekrarlayan hatalarınızı veya deneyim olarak göremediğiniz kızgınlık dolu yanlışlarınızı düşünün...

  • Sırtınızda taşıdığınız bir öfke yükünüz var mı?
  • Kimi affedemiyorsunuz?
  • Kimin ismini hatırladığınızda ağzınızdan öfke dolu sözcükler dökülüyor?

İşte bunların hepsi sizin geçmişten geleceğe taşıdığınız içinizdeki yükler. Aslında “yük” olarak anlamlandırdığınız için olumsuz duyguları yüksek seviyelerde hissetmenize sebep olan “kazanımlar”. Bunları yük veya kazanım olarak adlandırmak tamamen bakış açısı ile alakalı.

  • Bu yükleri sizin için yük yapan şey nedir?
  • Yük olmasından kurtulmak için ne olması gerekir?

Bu soruların cevaplarını vermeden önce yüklerden kurtuluşun bir başka bireyle değil sizinle olacak şekilde düşünmeniz önemlidir. Olumsuz durumlardan çıkış biletini kendi içinizde bulursanız bir başka insana bağımlı olmayan ve kendi kendine yeten, affedebilen ve özgüven sahibi bir birey olarak yolunuza devam edebilirsiniz.

Tüm bu yaşadıklarınızın size neler öğrettiğine dair değerlendirmeniz, her bir durumu kendi içerisinde düşünerek süzgecinizden geçirdiğinizde elde ettiğiniz bulgular, sizi geçmişinizle yüzleşmeye, durumları kabullenmeye ve olanları affetmeye yönlendirecektir. Ancak bu şekilde kendinizle ve geçmişinizle barışarak bakış açınızı sağlıklı bir şekilde değiştirebilirsiniz.


U. Sezin Çelikkanat Mısırlı
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist
**

1 Nisan 2020 Çarşamba

Psikoloji: Ertele-me!


Zaman yönetimi yetersizliği, bir işi gerçekleştirebileceğine dair inançları, göreve dair hissettiği rahatsızlık, mükemmeliyetçilik, başarısız olma korkusu, gerçekdışı beklentiler, çalışma alışkanlıkları, reddedilme, terk edilme, beğenilmeme korkuları (belirsizliğe tahammül edememe) gibi nedenler ertelemeye neden olmaktadır.

Erteleme ile ​Başa Çıkma Yöntemleri:
  • ·         Harekete geçin! (bunun için kendinize slogan belirleyin: sadece yap, şimdi değilse ne zaman, istek eylemden sonra gelir gibi)
  • ·         Ertelediğiniz işleri önem sırasına koyarak listeleyin.
  • ·         Erteleme nedenlerinizi yazın ve bunları değerlendirin. Bunlar gerçekten engel mi oluşturuyor yoksa mazeret mi?
  • ·         Ertelemenin ikincil kazançlarını belirleyin.
  • ·         Ertelemenize neden olan kaygılarınızla baş etmek için olumsuz gerçek olmayan düşüncelerinizi değiştirmeye ve yerine gerçekçi olumlu düşünceler koymaya çalışın.
  • ·         Gerçekçi ve somut amaçlar belirleyin.
  • ·         Mükemmeliyetçi değil, ulaşılabilir ve gerçekçi hedefler belirleyin.
  • ·         Harekete geçmek için bir işaret olmasını beklemeyin. Gerekli isteğin ve motivasyonun varlığını kendiniz yaratın.




U. Sezin Çelikkanat Mısırlı
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist

**