yaşam koçu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam koçu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2019 Salı

Psikoloji: Psikolog Seçimi

Danışanların psikoloğa giderken en zorlandıkları konulardan birisidir psikolog seçimi. Günümüzde psikologların herhangi bir meslek yasası olmadığından kural ihlallerine oldukça açık hale gelmesi işini iyi yapan psikologları üzdüğü ve sinirlendirdiği kadar danışanları da şüpheye düşürüyor.


Öncelikle gittiğiniz veya gitmeyi düşündüğünüz psikoloğun diplomasını görme hakkınız olduğunu asla unutmayın! Herhangi bir gizleyeceği durumu olmayan psikologlar diplomalarını zaten herkesin görebileceği bir yere koymaktadır. Burada önemli olan nokta üniversite lisans diplomasının branşının mutlaka ama mutlaka psikoloji olmasıdır. Çünkü felsefe grubu mezunları (sosyoloji ve felsefe), işletme, iktisat, ekonomi mezunları yani mezun olunan lisans bölümü ayırt etmeksizin aldığı bir psikoloji eğitimi veya temeli olmadan yani lisans bölümü psikoloji olmadan yüksek lisans ve/veya doktora eğitimini psikoloji üzerine alıp mesleği kötüye kullanan insanların sayısı oldukça fazla ne yazık ki. Bu durumda öncelikli olarak gitmeyi düşündüğünüz uzmanın lisans bölümünü öğrenmek çok önemlidir.



Lisans derecesi psikoloji olan bir kişi sadece psikolog etiketine sahiptir. Terapi eğitimlerini almış, süpervizyonlarını tamamlamış ve belli bir deneyime ulaşmış olan kişi Terapist ünvanını da kazanıyor. "Terapist" ve "Psikoterapist" olan kişilerin hem psikoloji lisansını hem de belli bir alanda terapi eğitimini alıp üzerine kendini geliştirmiş olması gerekmektedir. Terapi eğitimi almamış ve bu süreçleri tamamlamamış olan kişi terapi yapamaz ve terapist olamaz.



Yüksek lisans yapmayan bir psikolog "Uzman Psikolog" olamaz. "Klinik Psikoloji" haricinde psikolojinin diğer alanlarında yüksek lisans yapmış olan bir kişi de "Klinik Psikolog" olmuyor. Yani Klinik Psikolog olmak için önce Psikoloji lisansı, ardından da Klinik Psikoloji yüksek lisansı yapmış olması gerekiyor. Terapi eğitimi veya eğitimlerini de alıp süpervizyonlarını tamamlamışsa "Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist" olabilir. Klinik Psikoloji haricindeki psikoloji yüksek lisans programlarından birini yapan kişi ise "Uzman Psikolog" sıfatına sahip oluyor.



Buraya kadar sadece eğitim kısmına odaklanarak anlattım.Bundan sonraki aşama ise Psikoloğun çalıştığı alanların incelenmesi. Yani siz hangi ihtiyacınız için bu psikoloğa gitmek istiyorsunuz? Ve bu alan, psikoloğun çalışma alanlarından biri midir? Bunu araştırmak için günümüz teknoloji ve dijital çağında google'a yazdığınızda araştırdığınız kişinin bilgilerine kolaylıkla ulaşabilirsiniz. tavsiyeediyorum.com  doktortakvimi.com  doktorsitesi.com araştırma yapabileceğiniz sayfalardan sadece birkaçı. 



Gerçekten fayda sağlamak için kendisini yaşam koçu, danışman, bioenejist, nlp uzmanı olarak tanıtan kişilerden olabildiğince uzak durun ve kalıcı&etkili sonuçlar alarak iyileşme sürecinizi görebilmeniz için bilimin ışığından uzaklaşmayan "Uzman Klinik Psikolog"ları tercih edin.



Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist U. Sezin Çelikkanat Mısırlı



**

27 Ekim 2015 Salı

Psikoloji: Gerçek Aşk Nedir?

Zarar veren aşkta, öncelikli mesele ilişkinin kendisidir. Kişiliklerden çok, iki insanın nasıl bir arada olacağı konusunda bir takıntı vardır. İki kişi sebebini bilinç yüzeyinde bilmediği bir şekilde birbiriyle çatışma halindedir.
Gerçek aşkta, bireyin kendi gelişimi çok önemlidir. Çiftlerin her ikisi de karşıdaki için en iyisini ister. Bencil olma söz konusu değildir.

Zarar veren aşkta, çiftlerden birisi diğeri olmadan hiçbir yere gidemez, karşılıklı bir bağımlılık durumu vardır.
Gerçek aşkta, çiftlerin ayrı ayrı ilgi duydukları şeyleri yapmasında bir sorun yoktur. Aksine çiftlerin hem bir arada hem ayrı olmaları kendilerine özgürlük alanı tanıdığından daha sağlıklı ilişki yürütmelerine ortam sağlar. Çiftlerin "çift" olmaktan öte, birer birey olduğu unutulmamalıdır.


Zarar veren aşkta, sevgilinizi olduğu kişiden başka bir kişiye dönüştürmeye çalışırsınız. Değişirse daha çok seveceğinizi düşünürsünüz.
Gerçek aşkta, karşınızdakinin kişiliğini her yönleriyle kabul edersiniz. Karşınızdaki kişiyi değiştirmenin onun "olmadığı biri gibi" olmasına sebep olduğunu bilir ve bilinç karmaşasının önüne geçersiniz.

Zarar veren aşkta, cinsel ilişki samimiyetin tek aracı olarak görülür. Kişiler birbirlerini elde etmek için cinselliği araç olarak kullanmaya başlar, zaman içerisinde seksin "duygusuz bir ihtiyaç" olarak görülmesine sebep olur.
Gerçek aşkta, samimiyetin kaynağı aşk, güven, ilgi ve arkadaşlıktır. Önemli olan birlikte "verimli" zaman geçirebilmek ve paylaşım içerisinde olmaktır.

Zarar veren aşkta, konuşmalar genellikle suçlama, kendini savunma veya karşı tarafı etkileyerek değiştirme amacı taşır.
Gerçek aşkta, her konuşma yapıcıdır, karşı tarafı anlamayı ve ona yardım etmeyi hedefler. Karşılıklı duygu aktarımı da oldukça önemlidir.

Psk. Sezin ÇELİKKANAT