29 Mart 2020 Pazar
Psikoloji: Duygusal Yeme Atakları
Etiketler:
bitki çayları,
corona,
duygusal yeme,
evdekal,
evindekaltürkiye,
korona,
online terapi,
psikoloji,
psikoterapist,
Sezin Çelikkanat,
terapi,
terapist,
yeme bozuklukları
23 Mart 2020 Pazartesi
Psikoloji: 6 Şapkalı Düşünme Teknikleri
Kadıköy Belediyesi Rasimpaşa Gönüllü Evi'nde 6 Şapkalı Düşünme Tekniği ile düşüncelerimizi nasıl yapılandırabileceğimiz üzerinde konuştuk.
Renklerle 6 Şapkalı Düşünme Tekniği'ni birleştirdiğimiz eğlenceli etkinliğimizde düşünce yapılandırmasını bireysel örneklerle süsledik.
Güncel hayatımızdan verdiğimiz örnekler oldukça eğlenceli anlar yaşamamıza sebep oldu.
Değerli katılımcılarımızdan 4 haftalık Psikoloji Atölyelerimizi 6 şapkalı düşünme tekniği'ne göre değerlendirmelerini istedik.
Bireysel hedefler belirleyerek sosyalleşme etkinliği ile birbirimize soru cevap yaparak empati geliştirme, iletişimde dikkat edilmesi gereken noktaların farkına varma ve farklı bakış açılarını görme konularında aydınlanmalar yaşadık.
Ayrıntılı bilgi için mail yoluyla iletişime geçebilirsiniz.
E-Posta: sezin.celikkanat@gmail.com
**
Etiketler:
düşünme tekniği,
kadıköy belediyesi,
klinik psikolog,
psikolog,
psikoloji,
psikoloji atölyesi,
psikoloji semineri,
rasimpaşa gönüllüevi,
Sezin Çelikkanat,
terapi,
uzman psikolog
21 Mart 2020 Cumartesi
Psikoloji: Sınırlar
Sınırlar dendiğinde aklımıza gelenleri ele alarak soyuttan somuta örneklerle hayatımıza sınır çekmeyi tartıştık.
Sınırlandırmanın ne zaman, nerede, ne şekilde olması gerektiğini vurgulayarak "Kişisel sınırlarınız sizin özgürlük alanınızdır!" vurgusu yaptık.
İnteraktif bir şekilde yürüttüğümüz etkinliğimizde söz sırası değerli katılımcılarımıza geldiğinde birbirlerine söz sırası vererek ve söz alarak sınır çizerken öncelik sıralaması yapmanın önemini vurgulamış olduk.
Her adımını örneklerle ve sosyal etkileşimle birleştirdiğimiz seminerimizin atölye kısmında katılımcılarımıza dağıttığımız yönergelerle kişisel sınırlarına müdahalede ne kadar esnek olduklarının farkına varmalarını sağladık.
**
20 Mart 2020 Cuma
Psikoloji: Kişisel Sınırlarımızı Çizebilmek
Corona Virüs dalgası henüz yurdumuzu sarmamışken 12 Mart Perşembe günü Kadıköy Belediyesi’ne bağlı Fenerbahçe Gönüllü Evi’nde “Kişisel Sınırlarımızı Çizebilmek” konulu seminerimizi gerçekleştirdik.
Genelden özele sınırların neleri ifade ettiğini, kişisel sınırlarımızı ne şekilde
belirleyebileceğimizi anlattık.
Kişisel sınırlarımızın özgürlük alanımızı yarattığına dikkat çekip, sınırlarımızı korumanın yaşam kalitemizi nasıl yükselteceğini, özgürlük ve sınırlamanın dengesini nasıl sağlayabileceğimizi örneklerle paylaştık.
Salona sığamadığımız, bahçe bölümünün bile dolup taşmasına sebep olacak kadar yoğun bir katılım oldu. Bu kadar güzel, güneşli bir günde virüs konusundaki hassasiyete dikkat edip gerekli önlemleri alarak bizimle bir arada olan tüm değerli katılımcılarımıza teşekkür ederiz.
Etiketler:
fenerbahçe gönüllü evi,
kadıköy belediyesi,
klinik psikolog,
psikolog,
psikoloji,
psikoloji semineri,
Sezin Çelikkanat,
uzman görüşü,
uzman klinik psikolog,
uzman psikolog
3 Şubat 2020 Pazartesi
Psikoloji: Stres
Sıkıntı yaratan olaylar karşısında bir
tepki sürecidir. Bireyin kendisinden ve çevresinden kaynaklanan bedensel ve ruhsal gerilim, baskı,
endişe, kısaca kişiye rahatsızlık veren bir durumdur.
Stresin Belirtileri
Stres 3 dönemli bir sorun olarak karşımıza
çıkar;
1)Alarm
Tepkisi:
Bu dönem, insanın dış uyaranı stres olarak algıladığı durumdur.
2)Direnç
Dönemi: Bu
dönem stresle yüz yüze kalınan, araya başka stresler girmezse baş
edilebilecek dönemdir.
3)Tükenme
Dönemi:
Stresle etkili bir şekilde baş edemediğimizde ya da üstesinden gelemediğimiz stres
kaynakları çoğaldığında vücudun adaptasyon kapasitesi zorlandığı dönemdir.
Stres altındayken beyin algıladığı
tehlike karşısında “savaş ya da kaç”
emri verir. Bu emrin yerine getirilmesi için, gerekli olan kas gerginliği artar. Ancak savaşmanın veya kaçmanın mümkün olmadığı
durumlarda artan enerji ve kas gerginliği boşalamadığı için çeşitli fizyolojik
belirtiler ortaya çıkar. Bunlardan en sık olanı baş ağrısıdır.
Temel Stres Faktörleri
-Sorumluluklar
ve Yoğun İş Yükü
(sorumlulukların
belirsizliği, iş yükünün fazla olması, sorumluluk harici iş yüklenmesi)
Bireyin sorumlulukları konusunda yeterli
bilgisinin olmaması durumunda rol belirsizliği görülür. Eğer işin amaçları
yeterince tanımlanmamışsa, bir diğer ifade ile birey ne yapacağını bilemiyorsa
stres kaçınılmaz olacaktır
Bireyin üstlendiği iki veya daha fazla
rolün aynı zamanda ortaya çıkması, bireyden zıt isteklerde bulunulması rol
çatışmasına yol açabilir. Örnek olarak bir işçiden amiri üretimi hızlandırmasını
isterken, çalışma arkadaşları üretimi yavaşlatmasını isterse kişi rol çatışması
yaşayabilir.
Diğer insanların sorumluluğunu
üstlenmek, kişilerde gerginlik yaratan bir stres kaynağıdır. Diğer insanların
mesleki gelişiminin sorumluluğu bir kişiye yüklenmiş ise, ayrıca işin doğası
çok fazla sorumluluk gerektiriyor, ancak yetkiler sınırlı ise, kişi kendini
yoğun stres altında hissedebilir.
-Kişilerarası
Çatışma:
İş yerinde
üstleriyle geçimsizlik ve çalışanlar arasındaki olumsuz ilişkiler, kişiliklerin
uyumsuzluğu, amirlerle, meslektaşlarla ya da memurlarla çatışma ya da tartışma,
evde aile fertleriyle yaşanan tartışmalar, sosyal ilişkilerde arkadaşlarla veya
iletişimde olunan diğer kişilerde yaşanan sıkıntılar en basit işlerde bile
gerginlik yaratır. Çözümü en zor olan da bu sorundur.
-Kalabalık/Trafik:
Büyük şehirlerde
yaşamanın yegâne problemlerinden birisidir bunlar. Bulunulan ortama adapte
olmak, bakış açımızı değiştirmek gerekebilir. Kendi kontrol alanımızın
dışındaki konulara kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek, tepki göstermek bizi daha
stresli, uyumsuz ve mutsuz yapar. Bu nedenle farklı bakış açılarına odaklanmak,
alternatif düşünceler üretmek veya yaşanan bu kaçınılmaz sorunları
olabildiğince yumuşatmak için yollar bulabiliriz. Trafik esnasında arabada
sevdiğiniz şarkılardan oluşan bir albüm dinlemek, klasik müzik dinlemek,
kulaklık yoluyla telefonla görüşmek gibi. Kalabalık içerisindeyken görmek
istemediğiniz şeylere odaklandıkça onları görmeye başlarsınız bu nedenle
odağınızı kendi içinize çevirin. Belki alternatif bir güzergâh belirleyip
oradan istediğiniz yere gidebilirsiniz veya bir yerlerde çay/kahve molası
verebilirsiniz. Sizin dışınızdaki kişilere sinirlenip somurtabilirsiniz elbet
ama bu size bir şey kazandırmayacaktır. Kalabalıklar içerisinde de kendi
hoşunuza gidebilecek şeyler bulabileceğinizden eminim.
-Sınırların
Çok Katı veya Çok Gevşek Olması:
Kişisel hayatta kimseye hayır diyememek,
sınırlarımızı çizememek ve bu nedenle hayatımıza sıkça müdahale edilebilmesi,
kendi isteklerimizi gözardı etmek.
-Fiziki
Mekan ve Çevre Şartları:
Çalışma, eğitim alanı veya evde en fazla
zaman geçirilen yer (oda), masa, koltuk, sandalye vs gibi materyaller ve
bulunulan ortamın hava koşulları, aydınlatması, sıcaklığı, gürültü veya
sessizliği rahatlık ve güven sağlamalıdır. Konfor alanında kişinin kendisini
iyi hissetmesi hem fizyolojik hem psikolojik durumu etkilemektedir.
-Yüksek
Beklentiler:
Kişinin iş yaşamında belli bir hedefe
ulaşmak, kariyer basamaklarında yükselerek bunun
karşılığında daha fazla güç, saygınlık
ve para elde etmek, kariyer gelişimini sağlamak yönündeki istek ve ihtiyacının
örgüt tarafından karşılanamaması ve çeşitli şekillerde engellenmesi çalışanda strese
yol açacaktır. Bireyin kariyerinde doyumu ve etkinliği iş stresini kontrol
altında tutmasına bağlıdır.
-Mobbing:
Duygusal saldırı, ayrımcılık ve zorbalık
olarak da tanımlanan mobbing, fiziksel şiddetten çok psikolojik baskı ve
yıldırma politikası ile işyerindeki herhangi bir çalışana uygulanan ısrarlı ve bilinçli
bir davranış olarak tanımlanmaktadır. Mobbinge uğrayan kişilerin %40’ının
depresyona girdiği, travma sonrası stres bozukluğu yaşadığı gözlemlenmiştir.
-İşe
geç gitme / İşten erken çıkma/Devamsızlık:
İşe, eğitime vb yerlere geç gitme,
buralardan erken çıkma veya hiç gitmeme (devam etmeme) durumları hem kişinin
adaptasyonuna yönelik bir stres faktörü olurken hem de bu ortamdaki kişilerin
stres faktörünü artırmaktadır.
-Psikoloji randevusu alan danışanın seansa
gelmemesi veya devam eden bir seansın danışan tarafından birden sonlandırılması
-Çok isteklerle katıldığınız eğitim veya
atölyeye devam etmediğiniz oldu mu? Neden?
-Çatışma:
Çatışma, bireysel ve örgütsel olarak iki
boyutta ele alınabilir. Bireysel anlamda çatışma, bir
insanın hedeflerine ulaşmasını engelleyen
davranış biçimleri olarak tanımlanabilir. Birey bu
engellemeler sonucu gerginlik ve
uyumsuzluk sorunları yaşayabilecektir.
Özellikle çatışma halinin uzun sürmesi
birey üzerinde stres yaratabilecek ve organizma bünyesinde çeşitli sorunlara
(kalp rahatsızlığı, ülser gibi) neden olabilecektir.
-Zaman
Baskısı
-Hata
Yapma Korkusu/Yanlış Anlaşılma Korkusu
-Güvenliğin
Az Olması
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist U. Sezin Çelikkanat Mısırlı
**
20 Ocak 2020 Pazartesi
Psikoloji: Mobbing ile Başa Çıkabilmek
MOBBİNG
NEDENLERİ
Mobbing genel olarak
saldırganın psikolojik yapısından, mağdurun psikolojik yapısından, çalışılan
kurumdan ya da toplumsal değer ve yargılardan kaynaklanabilmektedir. Mobbing
kişinin ruhuna saldırıdır ve kurbanın saygı duyulmayan biri olması
istenmektedir. Kurbanı iş ortamından uzaklaştırmayı amaçlayan dedikodular ve
kurbanın şirket içindeki itibarını zedelemeyi amaçlayan davranışlar mobbing’i
ortaya çıkarmaktadır.
Örgütlerde mobbing’in
birçok nedeni bulunmaktadır. Mobbing’den önce kişiler arası herhangi bir
anlaşmazlık yaşanır. Daha sonra güçlü olan kişi, karşısındaki kişiyi hedef
alarak psikolojik şiddete başlar. Mağdur boyun eğmeyi reddettiği, kontrole
direnç gösterdiği için öfkelenen ve kabalaşan tacizci harekete geçer. Artık
onun için tek amaç kendisini rahatsız eden hedefi, yaptığına pişman edip, kendi
egosunu tatmin etmek, iş yerinden uzaklaşmasını, mümkünse işten ayrılmasını
sağlamaktır.
Mobbing ile ilgili
yapılan çeşitli araştırmalarda, mobbing’in iş yerlerinde ortaya çıkmasının
nedenleri arasında yönetim kaynaklı olarak hatalı personel alımı, dönemsel işçi
alımı ya da iş yerindeki boş pozisyonlara terfi olabilmek için bireyler arası
acımasızca mücadeleler gösterilebilir. Yöneticiyi veya patronu etkilemek hatta
daha da yükselmek için bile mobbing uygulanabilir. Can sıkıntısı içerisinde
zevk arayışı da bunlara örnek gösterilebilir.
Kurumdan kaynaklanan
nedenler de mevcuttur. Bunlar;
• Küçülme ve yeniden
yapılanma faaliyetleri
• Aşırı rekabetçi bir
ortam
• Verimliliği artırma
baskısı
• Yetersiz iletişim
• Eğitim eksikliği
• Aşırı disiplin
getirme anlayışı
• Yoğun iş yeri stresi
• Saydamlığın olmayışı
• İşletmenin kötü
yönetilmesi
• Ekip çalışmasının
yetersizliği
MOBBİNG
TÜRLERi
Dikey
Mobbing
Bu mobbing türü
üstlerin astlarına karşı veya astların üstlerine karşı uyguladığı mobbing
türüdür. Mobbing, her türlü durumda herkes tarafından yapılabilir. Yönetici,
çalışanlarına karşı farklı davranış kalıpları sergileyebilir.
Yatay
Mobbing
Aynı statüde bulunan,
eşit yetki ve sorumluluklara sahip çalışanların birbirlerine karşı
uyguladıkları psikolojik tacize “yatay mobbing” denilmektedir. Yatay mobbing
daha çok rakip konumda olan kişiler tarafından genellikle açık olan üst
pozisyona terfi edebilmek amacıyla uygulanmaktadır. Kıskançlıkla ve sinsice
yapılan bu mobbing türünde mobbing uygulayanlar örgüt tarafından
desteklenmiyorsa uyguladıkları şiddeti inkâr etmekte ve bunun çekişme olduğunu
düşünmektedirler.
MOBBİNG
YAPAN BİREYLERİN KİŞİLİK YAPILARI
PARANOİD
TİPLER
Paranoid bozukluğu olan
mobbing’çiler başkalarının kendileri hakkında sürekli komplo kurduklarını ve
ona zarar vermeye çalıştıklarını düşünürler ve bu olası komplo teorileriyle
mücadele etmek için sürekli karşı tarafa komplo hazırlığı içine girerler.
NARSİST
TİPLER
Narsisizim, “kendini
beğenmişlik” anlamına gelmektedir. Bu tür ruh yapısına sahip kişiler, etnik,
dinsel ve kişisel alanlarda çok üstün olduklarına inanmaktadırlar. Narsist bireyler
sınırsız başarı, zenginlik ve güç elde etme tutkusu içindedirler. Aşırı bir
şekilde hissettiği özgüven duygusunu koruyabilmek için sürekli takdir edilmeyi
ve kendilerine hayranlık duyulmasını isterler. Bu kişiler tatminsizdirler.
SADİST
TİPLER
Sadist ruhlu mobbing’çiler,
yaptıkları her türlü eziyetten zevk almaktadırlar. Sadist ruhlu kişiler,
şiddet, yaralama, acı çektirme vb. gibi konulara ilgi duyarlar. Mobbing
mağdurunun çökmesi, ağlaması ona zevk verebilmektedir. Hatta aşırı sadist
tipler bundan cinsel haz da duyabilmektedirler. Mobbing’çilerin geneli sadist
kişilik yapısına sahip bireylerdir. Saldırganlıkları açık ya da üstü kapalı
olabilmekte, iş yaşamında kişileri bekletmek, toplantıları gereksiz uzatmak
gibi davranışlarda bulunabilmektedirler.
OBSESİF
TİPLER
Obsesif kişilik
bozukluğu, işin asıl amacını unutacak kadar mükemmeliyetçi, aşırı düzenli ve
kontrolcü kişilerde kendini göstermektedir. Bu rahatsızlığı olan kişiler de
abartılı düzen, işi en iyi kendisinin yaptığını düşünüp başkalarına güvenmeme,
cimrilik gibi kişilik özellikleri görülebilmektedir.
UYUMSUZ
TİPLER
Uyumsuzlar kişiler
sosyal kurallara uymayan, birlikte yaşama anlayışına sahip olmayan, dünyayı
kendi anlayışları ile gören, utanmaz, sıkılmaz tavırlar sergileyen kişilerdir.
Bu kişiler hiçbir şekilde yanlışlarından ders almazlar. Özel yaşantıları düzgün
değildir. Genelde alkol, sigara ve uyuşturucuya düşkündürler. İstediklerini
elde etme konusunda hiçbir kural tanımazlar. Kurallara uymak onlar için
aptallıktır. Saldırgan, diğer insanların kendinden üstün özelliklere sahip
olmasını kendine karşı tehdit olarak görmektedir. Tehdit altında benmerkezcidirler.
MOBBİNG’İN
SONUÇLARI
Kasıtlı ve sistemli
olarak tekrarlanan psikolojik baskıların etkileri, birey üzerinde yavaş yavaş
oluşan birikimli zararlar şeklinde ortaya çıkmaktadır. Mobbing’in mağdur
üzerinde yaptığı zararları, öncelikle ekonomik ve sosyal olmak üzere iki grupta
ele almak gerekir. Konuya ekonomik açıdan yaklaşıldığında, git gide
yitirilmekte olan önce ruhsal sağlığın ardından fiziksel sağlığın geri
getirilmesi amacıyla sağlık sektörüne ödenen paralar düşünülmelidir. Bireyin
işten ayrılmak zorunda kalması veya işten çıkarılması sonucunda ise düzenli bir
kazancın yok olması söz konusudur.
Mobbing’in sosyal
açıdan bireyde yarattığı zararlar incelendiğinde ise; psikolojik açıdan bir
mağdur bulunmaktadır, bu mağdur tedirgin edilmiş ve herkese karşı önyargılı
yaklaşmaktadır. Birey içinde bulunduğu sıkıntılı durumu arkadaşları ve ailesine
yansıtmaya başlamakta ancak bireyin sürekli depresif tarzdaki hareketleri
çevresindekilerin rahatsız olmasına ve yavaş yavaş ondan uzaklaşmasına sebep
olmaktadır.
Bu durumda mağdur her
alanda kendine olan güvenini kaybettiğinden şaşkınlaşır, beceriksizleşir,
korkmaya, utanmaya ve çekinmeye başlar. Bu durum sadece iş ortamında değil,
kişiler arası ilişkilerde de devam eder. Kişi sosyal ortamlardan kaçmaya,
randevularını unutmaya, aile bağlarından kopmaya başlar. Mağdur çoğu zaman
bezgin bir şekilde eve gelir, aşırı duygusal tepkilerde bulunur, sebepsiz yere
saldırganlaşabilir. Kendini yeterince güvende hissetmeme, yanlış bilgilendirme
başkaları tarafından kendisine saygısızca ya da haksız biçimde davranıldığını
hissetme, uykusuzluk, kronik yorgunluk ve tükenmişlik duygusu, ailevi-evlilik
ilişkilerinin gerginleşmesi, onuru kırılmış/haklarına tecavüz edilmişlik hissi,
“insan yerine konmama”, kendisini kimsenin anlamadığını düşünüyor olma gibi
faktörler, iş yerinde psikolojik şiddetin mağdur üzerindeki etkileridir.
Mobbing, mağduru
olumsuz etkilediği kadar, mobbing’in uygulandığı örgütü de etkilemektedir.
Mobbing’in yaşandığı bir örgütte ekip çalışması bozulmakta ve ortak amaçları
gerçekleştirmek için amaç birliği zedelenmektedir. Mobbing mağduru içinde
bulunduğu olumsuz durumdan fazlasıyla etkilenmekte ve görevlerini gerektiği
şekilde yerine getirememektedir. Mobbing uygulayanın tek hedefi ise mobbing
mağdurunu yıldırmak ve iş göremez hale getirmektir i. İşletmeler de mobbing
sonucunda kilit çalışanlar yitirilmekte, iş gücü devir oranı artmakta ve
çalışanların motivasyonları bozulmaktadır. Sorunların temeline inilmeden bir
takım çalışmalar yapılması da başarısızlık nedenlerinden biridir ve örgütün
zayıf düşmesine yol açmaktadır.
Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist
U. Sezin Çelikkanat Mısırlı
**
Etiketler:
anadolu yakası psikolog,
anadolu yakası psikoloji,
kadıköy psikolog,
kadıköy psikoloji,
klinik psikolog,
klinik psikoloji,
mobbing,
psikolog,
psikoloji,
terapsikoloji,
uzman psikolog
2 Ocak 2020 Perşembe
Psikoloji Atölyesi: Stres ve Sanat Terapisi
Kurucusu ve müdürü olduğum Tera Psikolojik Eğitim Danışmanlık Merkezi olarak ekipçe Kadıköy Belediyesi'ne bağlı Rasimpaşa Gönüllü Evi'nde, “Stres” konulu
Psikoloji Atölyemizi gerçekleştirdik.
İki aşamalı olan atölye çalışmamızın ilk aşamasında stresi tanımlayarak günlük hayatta maruz kaldığımız stres faktörlerimizi belirledik ve
stresin üzerimizde ne gibi etkileri olabileceğini konuştuk.
Psikoloji Atölyemizin ikinci aşamasında katılımcılarımızın empati kurma ve
stres faktörleriyle başa çıkma yöntemleri geliştirmelerine yönelik sanat terapisi uygulamamızı gülerek ve eğlenerek bol etkileşimli bir şekilde gerçekleştirdik.
Tüm katılımcılarımıza, ”olumsuz hava koşullarına rağmen” aramızda oldukları ve
değerli paylaşımları için teşekkür ederiz.
**
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


































